📍 Paris / FRANSA – Çocuklu Tatil / 3. Gün
🇫🇷 Fransa’da 3. Gün & Paris’te 2. Gün
Şanzelize’den Paris’in Tarihi Pasajlarına, Emily in Paris Sokaklarından Gece Işıklarına Uzanan Dolu Dolu Bir Gün
Paris seyahatimizin üçüncü, Paris’teki ikinci gününe yine en sevdiğimiz bölgelerden biri olan Champs-Élysées (Şanzelize) çevresinde başladık.Paris’te bazı bölgeler yalnızca “gezilecek yer” değil; günün her saatinde yaşayan, kendine özgü bir atmosferi olan yerler. Champs-Élysées ve çevresi de benim için bunlardan biri.
Sabahın erken saatlerinde kafeler yeni yeni açılıyor, insanlar kruvasan ve kahveleriyle güne başlıyor, mağazaların vitrinleri hazırlanıyor ve Paris yavaş yavaş hareketleniyor.
Otelimizin bu bölgede olması bizim için gerçekten büyük bir avantajdı. Özellikle çocuklarla seyahat ederken otelin konumunun ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anladık. Sabah otelden çıkıp herhangi bir ulaşım planı yapmadan yürümeye başlayabilmek, gün içerisinde yorulduğumuzda kolayca geri dönebilmek ve Paris’in merkezini yürüyerek keşfedebilmek seyahati çok daha rahat hale getiriyor.
Paris’in en sevdiğim taraflarından biri de bu: 👉 Şehir size sürekli “acele etmeden yaşa” hissi veriyor.
Hava da yine bizim tarafımızdaydı. Hafif serin ama güneşli, tam anlamıyla yürüyerek Paris keşfetmelik bir gündü. Ve bu seyahatte bir kez daha fark ettim ki Paris’teki en güzel anlarımızın çoğu aslında programda olmayan, yürürken tesadüfen karşımıza çıkan yerlerde yaşanıyor.
🏛️ Yürüyerek Keşfedilen Paris
Paris’i gerçekten tanımanın en güzel yollarından biri kesinlikle yürümek.Bir turistik noktadan diğerine yalnızca araçla geçtiğinizde aslında şehrin en güzel detaylarının birçoğunu kaçırıyorsunuz. Bir sokaktan diğerine geçerken karşınıza tarihi bir bina, küçücük bir kitapçı, şık bir kafe, eski bir pasaj veya hiç planlamadığınız güzel bir meydan çıkabiliyor.
Biz de gün boyunca mümkün olduğunca yürümeyi tercih ettik. Yürüyüşümüz sırasında önce dev sütunlarıyla dikkat çeken La Madeleine Kilisesi’nin önüne geldik.
İlk bakışta klasik bir kiliseden çok antik Roma tapınağını andıran oldukça etkileyici bir yapı. Paris’in klasik mimarisinin arasında bile hemen dikkatinizi çekiyor.
Biraz daha ilerlediğimizde İngiltere Büyükelçiliği dikkatimi çekti.
Aslında Paris’te sevdiğim detaylardan biri tam olarak bu. Şehir yalnızca Eyfel Kulesi, Louvre veya Arc de Triomphe gibi dünyaca ünlü yapılarıyla güzel değil. Günlük hayatın içerisinde karşınıza çıkan sıradan bir bina bile mimarisi, kapısı, balkonu veya cephesiyle dikkatinizi çekebiliyor. Bu nedenle Paris’te bazen hiçbir hedef belirlemeden sokaklarda dolaşmak bile başlı başına bir gezi programına dönüşebiliyor.
⛪ Tesadüfen Karşımıza Çıkan Église Saint-Louis d’Antin
O gün yürürken planımızda olmayan ama kapısını açık görünce merak edip uğradığımız yerlerden biri de Église Saint-Louis d’Antin oldu.Dışarıdan bakıldığında Paris’in çok daha gösterişli kiliselerine kıyasla oldukça sade bir yapı. Hatta önünden hızlıca geçerseniz çok fazla dikkatinizi çekmeyebilir. Ama Paris’te tam da böyle yerleri seviyorum; dışarıdan oldukça sade görünen bir yapının kapısından içeri girdiğinizde karşınıza yüzyıllara uzanan bir hikâye çıkabiliyor.
Daha sonra tarihini araştırdığımda kilisenin geçmişinin 18. yüzyılın sonlarına kadar uzandığını öğrendim.
Bölgenin gelişmeye başladığı dönemde XVI. Louis burada bir Kapuçin manastırı kurulmasına karar vermiş ve rahipler 1783 yılında buraya yerleşmiş. Fransız Devrimi sırasında manastır boşaltılmış; yapı farklı amaçlarla kullanıldıktan sonra şapel 1795 yılında yeniden ibadete açılmış. 1802 yılında ise Saint-Louis d’Antin adıyla kilise haline gelmiş.
Tarihindeki en ilginç ayrıntılardan biri de Papa VII. Pius’un, Napolyon’un taç giyme töreni için Paris’te bulunduğu dönemde 13 Ocak 1805’te burada ayin yönetmiş olması.
Bugün hâlâ aktif olarak kullanılan Saint-Louis d’Antin, Paris’in oldukça hareketli bir noktasında; Saint-Lazare, Boulevard Haussmann ve büyük mağazaların bulunduğu bölgenin hemen yakınında yer alıyor. Birkaç dakika önce mağazaların ve kalabalığın arasında yürürken bir kapıdan içeri girip 18. yüzyıla uzanan bambaşka bir Paris hikâyesiyle karşılaşmak…
Bence Paris’i yürüyerek keşfetmenin en güzel taraflarından biri tam olarak bu.
✨ Paris’in Gizli Hazineleri: Tarihi Pasajlar
Bu seyahatte özellikle daha önce uzun uzun keşfetmediğimiz Paris’in tarihi pasajlarını da görmek istedik. Bence Paris’e birkaç kez gittiyseniz ve klasik turistik noktaların biraz dışına çıkmak istiyorsanız pasajlar mutlaka listenizde olmalı.Bu cam tavanlı tarihi geçitlerin önemli bir bölümü 18. ve 19. yüzyıllarda ortaya çıkmış. Dönemlerinde Parislilerin hava koşullarından etkilenmeden alışveriş yapabildiği, sosyalleşebildiği ve vakit geçirebildiği alanlardı. Bugün ise pasajların içerisinde antikacılardan eski kitapçılara, sanat galerilerinden vintage mağazalara, küçük restoranlardan kafelere kadar birbirinden farklı yerlerle karşılaşabiliyorsunuz. Buralarda dolaşırken modern Paris’ten birkaç dakikalığına çıkıp eski Paris’e geçmişsiniz gibi hissediyorsunuz. Paris kültürüyle özdeşleşen “flâneur”, yani belirli bir hedef olmadan sokaklarda dolaşıp şehri gözlemleme fikrinin ruhunu hissedebileceğiniz en güzel yerlerden biri de bence bu pasajlar.
📍 Galerie Vivienne
Benim en beğendiğim pasajlardan biri. Mozaik zemini, cam tavanı, zarif detayları ve butik mağazalarıyla tam anlamıyla klasik Paris atmosferi sunuyor.
Benim en beğendiğim pasajlardan biri. Mozaik zemini, cam tavanı, zarif detayları ve butik mağazalarıyla tam anlamıyla klasik Paris atmosferi sunuyor.
📍 Galerie Colbert
Galerie Vivienne’in hemen yakınında. Diğer pasajlara göre daha sakin ve kültürel bir havası var. Kalabalıktan biraz uzaklaşıp mimariyi incelemek için güzel.
Galerie Vivienne’in hemen yakınında. Diğer pasajlara göre daha sakin ve kültürel bir havası var. Kalabalıktan biraz uzaklaşıp mimariyi incelemek için güzel.
📍 Passage Verdeau
Eski Paris ruhunu en fazla hissettiren pasajlardan biri. Antikacılar, eski kitaplar, koleksiyon ürünleri ve sanatla ilgilenenlerin özellikle hoşuna gidebilir.
Eski Paris ruhunu en fazla hissettiren pasajlardan biri. Antikacılar, eski kitaplar, koleksiyon ürünleri ve sanatla ilgilenenlerin özellikle hoşuna gidebilir.
📍 Passage des Panoramas
Paris’in en eski kapalı pasajlarından biri. Küçük restoranları, bistroları ve vintage detaylarıyla oldukça karakteristik.
Paris’in en eski kapalı pasajlarından biri. Küçük restoranları, bistroları ve vintage detaylarıyla oldukça karakteristik.
📍 Passage Jouffroy
Cam tavanı ve içeri süzülen ışığıyla en fotojenik pasajlardan biri. Özellikle fotoğraf çekmeyi seviyorsanız mutlaka uğramanızı tavsiye ederim.
Cam tavanı ve içeri süzülen ışığıyla en fotojenik pasajlardan biri. Özellikle fotoğraf çekmeyi seviyorsanız mutlaka uğramanızı tavsiye ederim.
Pasajların güzel tarafı hepsinin birbirinden farklı bir karaktere sahip olması. Bu nedenle yalnızca bir tanesini görüp geçmek yerine mümkünse birkaçını aynı yürüyüş rotasına ekleyebilirsiniz.
🎬 Emily in Paris Rotaları
Bu seyahatte fark ettiğim şeylerden biri de Paris’in artık yalnızca klasik turistik noktalarıyla değil, dizi ve filmlerde gördüğümüz mekânlarla da keşfedilmeye başlanmış olmasıydı.Özellikle Emily in Paris sonrasında şehirde dizide görülen sokakları, kafeleri, restoranları ve meydanları görmek isteyen çok büyük bir kitle oluştu. Açıkçası bazı noktalar gerçekten ekranda göründüğü kadar güzel.
☕ Café de Flore
Saint-Germain-des-Prés bölgesindeki Paris’in en ikonik kafelerinden biri.
Aslında ününü Emily in Paris’e borçlu değil. Çok daha eski bir geçmişi var ve yıllar boyunca yazarların, sanatçıların ve entelektüellerin buluşma noktalarından biri olmuş.
Bugün ise hem tarihi hem de popüler kültürdeki yeri nedeniyle Paris’in en bilinen kafelerinden biri.
Saint-Germain-des-Prés bölgesindeki Paris’in en ikonik kafelerinden biri.
Aslında ününü Emily in Paris’e borçlu değil. Çok daha eski bir geçmişi var ve yıllar boyunca yazarların, sanatçıların ve entelektüellerin buluşma noktalarından biri olmuş.
Bugün ise hem tarihi hem de popüler kültürdeki yeri nedeniyle Paris’in en bilinen kafelerinden biri.
📍 Avenue de Camoëns
Eyfel Kulesi manzarasıyla Paris’in en güzel fotoğraf noktalarından biri.
Özellikle fotoğraf çekmek istiyorsanız sabah erken saatlerde gitmenizi tavsiye ederim. Gün ilerledikçe doğal olarak kalabalık artıyor.
🌸 La Maison Rose
Montmartre’ın en romantik köşelerinden biri.
Pembe cephesi, yeşil detayları ve bulunduğu dar sokakla gerçekten kartpostal gibi görünüyor. Montmartre’ın eski Paris ruhunu hissettiren noktalardan biri.
🎤 Place Dalida
Montmartre’da bulunan, ünlü sanatçı Dalida’nın anısına oluşturulmuş küçük ve güzel bir meydan. Paris’in çok daha sakin ve romantik tarafını görmek isteyenlerin hoşuna gidebilecek noktalardan biri.
Montmartre zaten başlı başına yürüyerek keşfedilmesi gereken bir bölge. Bu nedenle yalnızca fotoğraf noktalarına gidip dönmek yerine ara sokaklarda biraz kaybolmanızı tavsiye ederim.
🍽️ Paris Sokaklarında Karşımıza Çıkan İkonik Mekânlar
Paris’te yürürken bir anda dünyaca ünlü bir restoranın veya yıllardır adını duyduğunuz bir kafenin önünden geçmeniz mümkün.Bu da benim Paris’te yürümeyi sevmemin nedenlerinden biri.
🍽️ L’Avenue Paris
O gün yürüyüşümüz sırasında karşımıza çıkan mekanlardan biri de L’Avenue oldu.
Avenue Montaigne çevresinde yürüyorsanız zaten fark etmemeniz oldukça zor. Paris’in moda ve lüks alışveriş denildiğinde ilk akla gelen bölgelerinden birinde bulunan L’Avenue, özellikle terasıyla oldukça dikkat çekiyor.
Paris’te restoranların en sevdiğim taraflarından biri de bu. Mekân yalnızca içerideki masalardan oluşmuyor; terası, kaldırımda oturan insanlar ve önünden geçenlerle adeta Paris sokak hayatının bir parçasına dönüşüyor.
Biz burada yemek yemedik ama önünden geçerken fotoğrafını çekmeden de geçemedim.
Özellikle Avenue Montaigne’de alışveriş yapmayı veya bu bölgeyi gezmeyi planlıyorsanız, kahve, öğle yemeği veya akşam yemeği için değerlendirebileceğiniz alternatiflerden biri.
O gün yürüyüşümüz sırasında karşımıza çıkan mekanlardan biri de L’Avenue oldu.
Avenue Montaigne çevresinde yürüyorsanız zaten fark etmemeniz oldukça zor. Paris’in moda ve lüks alışveriş denildiğinde ilk akla gelen bölgelerinden birinde bulunan L’Avenue, özellikle terasıyla oldukça dikkat çekiyor.
Paris’te restoranların en sevdiğim taraflarından biri de bu. Mekân yalnızca içerideki masalardan oluşmuyor; terası, kaldırımda oturan insanlar ve önünden geçenlerle adeta Paris sokak hayatının bir parçasına dönüşüyor.
Biz burada yemek yemedik ama önünden geçerken fotoğrafını çekmeden de geçemedim.
Özellikle Avenue Montaigne’de alışveriş yapmayı veya bu bölgeyi gezmeyi planlıyorsanız, kahve, öğle yemeği veya akşam yemeği için değerlendirebileceğiniz alternatiflerden biri.
🍽️ Öğle Yemeği: Matignon
Biz öğle yemeği için bu kez Matignon’da mola verdik.
Matignon’un benim için ayrı bir anlamı var. Yıllar önce çocuklarımız olmadan, eşimle yaptığımız Paris seyahatlerinden birinde de buraya gelmiştik. O dönem Matignon’u daha çok gece hayatıyla hatırlıyorum. Aradan yıllar geçtikten sonra aynı mekâna bu kez çocuklarımızla birlikte gelmek gerçekten çok farklı bir his yarattı.
Bazen seyahatlerde bir mekân yalnızca restoran olarak kalmıyor; hayatınızın farklı dönemlerini birbirine bağlayan küçük bir hatıraya dönüşüyor. Paris de insana bunu çok yaşatıyor.
Aynı sokağa yıllar sonra tekrar geliyorsunuz; şehir aynı ama sizin hayatınız tamamen değişmiş oluyor.
Biz öğle yemeği için bu kez Matignon’da mola verdik.
Matignon’un benim için ayrı bir anlamı var. Yıllar önce çocuklarımız olmadan, eşimle yaptığımız Paris seyahatlerinden birinde de buraya gelmiştik. O dönem Matignon’u daha çok gece hayatıyla hatırlıyorum. Aradan yıllar geçtikten sonra aynı mekâna bu kez çocuklarımızla birlikte gelmek gerçekten çok farklı bir his yarattı.
Bazen seyahatlerde bir mekân yalnızca restoran olarak kalmıyor; hayatınızın farklı dönemlerini birbirine bağlayan küçük bir hatıraya dönüşüyor. Paris de insana bunu çok yaşatıyor.
Aynı sokağa yıllar sonra tekrar geliyorsunuz; şehir aynı ama sizin hayatınız tamamen değişmiş oluyor.
🍽️ Le Bœuf sur le Toit
Beyaz kemerli girişiyle yürürken dikkatinizi çeken Paris’in klasik mekanlarından biri. Özellikle akşam gitmeyi düşünüyorsanız rezervasyon yaptırmanızı tavsiye ederim.
Beyaz kemerli girişiyle yürürken dikkatinizi çeken Paris’in klasik mekanlarından biri. Özellikle akşam gitmeyi düşünüyorsanız rezervasyon yaptırmanızı tavsiye ederim.
🥩 Le Relais de l’Entrecôte
Paris’in en bilinen klasiklerinden biri ve kapısındaki uzun kuyruklarla meşhur.
Paris’in en bilinen klasiklerinden biri ve kapısındaki uzun kuyruklarla meşhur.
👉 Küçük tavsiyem: Yoğun yemek saatlerinin dışında gitmeye çalışın. Biz özellikle öğle ve akşam servisinin en yoğun saatlerinden kaçınmayı tercih ediyoruz.
🤍 Paris = Makaron = Ladurée
Paris deyince benim aklıma gelen ilk şeylerden biri kesinlikle makaron.Makaron deyince de tabii ki Ladurée Champs-Élysées…
Burası benim için yalnızca makaron satın alınan bir pastane değil. Dekorasyonu, kutuları, vitrinleri ve atmosferiyle Paris zarafetinin küçük bir yansıması gibi.
Paris’e çocuklarla geldiğinizde de güzel bir mola noktası oluyor.
Rengârenk makaronlar arasından seçim yapmak zaten başlı başına küçük bir aktivite. 😊
🥩 Akşam Yemeği: Beefbar Paris
Akşam yemeği için önceden rezervasyon yaptırdığımız Beefbar Paris’e gittik.
Burası hem yetişkinlerle hem de çocuklarla rahatlıkla gidilebilecek, şık ama çok kasıntı olmayan bir atmosfere sahip.
✔️ Çocuklu aileler için uygun
✔️ Şık ama rahat bir atmosfer
✔️ Et konusunda oldukça başarılı
✔️ Özel bir akşam yemeği için güzel bir alternatif
Akşam yemeği için önceden rezervasyon yaptırdığımız Beefbar Paris’e gittik.
Burası hem yetişkinlerle hem de çocuklarla rahatlıkla gidilebilecek, şık ama çok kasıntı olmayan bir atmosfere sahip.
✔️ Çocuklu aileler için uygun
✔️ Şık ama rahat bir atmosfer
✔️ Et konusunda oldukça başarılı
✔️ Özel bir akşam yemeği için güzel bir alternatif
Fakat bu akşamı bizim için asıl özel yapan restoran değil, doğum günümü burada kutlamamızdı. 🎂
Paris’te ailemle birlikte doğum günü kutlamak bu seyahatin en güzel anılarından biri oldu.
Paris’te ailemle birlikte doğum günü kutlamak bu seyahatin en güzel anılarından biri oldu.
🚲 Yemekten Sonra Spontane Bir Karar: Gece Paris’i Bisikletle Keşfetmek
Akşam yemeğinden çıktıktan sonra aslında günümüz bitmiş sayılırdı.Ama sonra tamamen spontane bir karar verdik: 👉 Paris’i bir de gece bisikletle gezelim! 🚲
İyi ki de yapmışız.
Paris’i gündüz yürüyerek keşfetmek ne kadar güzelse, gece bisikletle dolaşmak da bambaşka bir deneyim.
Seine Nehri boyunca ilerlemek, ışıklandırılmış köprülerden geçmek, Paris’in gece hayatını izlemek ve uzaktan Eyfel Kulesi’nin ışıklarını görmek…
Şehri bir anda başka bir açıdan görmeye başlıyorsunuz.
🚲 Paris’te Bisiklet Kiralama: Vélib’ Métropole
Paris’te şehir içinde kullanabileceğiniz en yaygın bisiklet sistemlerinden biri Vélib’ Métropole.Şehrin birçok noktasında istasyonları bulunuyor ve bisikletinizi aldığınız istasyona geri götürmek zorunda değilsiniz. Gideceğiniz yere yakın uygun başka bir Vélib’ istasyonuna bırakabiliyorsunuz.
Bu da özellikle turistler açısından sistemi oldukça pratik hale getiriyor.
Kısa mesafelerde Paris’i bisikletle keşfetmek gerçekten çok keyifli.
Ancak çocuklarla kullanacaksanız rota seçimine özellikle dikkat etmenizi öneririm. Mümkün olduğunca bisiklet yollarını tercih etmek ve yoğun araç trafiğinin bulunduğu güzergâhlardan kaçınmak önemli.
✨ Gecenin Finali: Işıl Işıl Eyfel Kulesi
Ve tabii gecenin en güzel anlarından biri…Eyfel Kulesi’ni gece ışıkları altında görmek. ✨
Paris’e kaç kez gelirseniz gelin, Eyfel Kulesi’ni gece gördüğünüzde insan yine birkaç saniye durup bakıyor.
Gündüz saatlerinde turist kalabalığının içinde gördüğünüz Paris ile gece ışıkları altında gördüğünüz Paris gerçekten birbirinden çok farklı.
O an yine şunu düşündüm:
Paris geceleri gerçekten başka güzel.
Bu kez deneyimi bizim için daha da farklı yapan şey, kuleye bisikletle Seine boyunca ilerleyerek yaklaşmak oldu.
✨ 2026 Paris Notları & Güncel Giriş Ücretleri
Bu seyahatte dikkatimi çeken konulardan biri de Paris’in artık bazı popüler noktalar açısından daha planlı gezilmesi gereken bir şehir haline gelmiş olması.Özellikle Louvre ve Eyfel Kulesi gibi çok yoğun ziyaretçi alan yerlerde biletinizi ve mümkünse giriş saatinizi önceden planlamak ciddi zaman kazandırabiliyor.
🕍 Notre-Dame de Paris
✔️ Katedralin ana bölümüne giriş ücretsiz.
✔️ Ücretsiz online saat rezervasyonu yapılabiliyor.
✔️ Rezervasyon zorunlu değil ancak yoğun dönemlerde bekleme süresini azaltmak için faydalı olabiliyor.
🎨 Louvre Müzesi
Bilet fiyatları ve ücretsiz giriş koşulları ziyaretçinin yaşına ve durumuna göre değişebildiği için 2026 seyahatinizden önce Louvre’un resmi sitesinden güncel fiyatları kontrol etmenizi öneririm.
Bilet fiyatları ve ücretsiz giriş koşulları ziyaretçinin yaşına ve durumuna göre değişebildiği için 2026 seyahatinizden önce Louvre’un resmi sitesinden güncel fiyatları kontrol etmenizi öneririm.
🗼 Eyfel Kulesi
Bilet fiyatı çıkacağınız kata ve asansör/merdiven seçimine göre değişiyor. Çocuk ve gençler için de farklı tarifeler bulunuyor. Bu nedenle gitmeden önce resmi bilet sitesindeki güncel tarifeyi kontrol etmekte fayda var.
Bilet fiyatı çıkacağınız kata ve asansör/merdiven seçimine göre değişiyor. Çocuk ve gençler için de farklı tarifeler bulunuyor. Bu nedenle gitmeden önce resmi bilet sitesindeki güncel tarifeyi kontrol etmekte fayda var.
🎡 Disneyland Paris
Disneyland’da fiyatlar seçilen tarihe, park sayısına ve bilet türüne göre değişebiliyor. Seyahat tarihinizi belirledikten sonra güncel fiyatı resmi rezervasyon sisteminden kontrol etmenizi öneririm.
Disneyland’da fiyatlar seçilen tarihe, park sayısına ve bilet türüne göre değişebiliyor. Seyahat tarihinizi belirledikten sonra güncel fiyatı resmi rezervasyon sisteminden kontrol etmenizi öneririm.
🚤 Seine Nehri Tekne Turu
Fiyatlar seçtiğiniz şirkete ve turun içeriğine göre değişiyor. Klasik gezi teknelerinin yanı sıra yemekli ve özel tur seçenekleri de bulunuyor.
Fiyatlar seçtiğiniz şirkete ve turun içeriğine göre değişiyor. Klasik gezi teknelerinin yanı sıra yemekli ve özel tur seçenekleri de bulunuyor.
👑 Versay Sarayı
Bilet türüne ve ziyaret etmek istediğiniz alanlara göre fiyat değişebildiği için seyahat tarihinizde resmi siteden kontrol etmek en doğrusu.
Bilet türüne ve ziyaret etmek istediğiniz alanlara göre fiyat değişebildiği için seyahat tarihinizde resmi siteden kontrol etmek en doğrusu.
🖼️ Musée d’Orsay
Bilet fiyatları ve ücretsiz giriş koşulları dönemsel olarak değişebildiğinden ziyaret öncesinde müzenin resmi sitesini kontrol etmenizi öneririm.
Bilet fiyatları ve ücretsiz giriş koşulları dönemsel olarak değişebildiğinden ziyaret öncesinde müzenin resmi sitesini kontrol etmenizi öneririm.
🌿 Père Lachaise Mezarlığı
✔️ Giriş ücretsiz.
✔️ Giriş ücretsiz.
💡 Paris İçin Küçük Tavsiyem
Paris hâlâ spontane şekilde yürüyüp keşfetmenin dünyanın en güzel olduğu şehirlerden biri.Ama spontane olmakla plansız olmak arasında artık küçük bir fark var. 😊
Özellikle Louvre, Eyfel Kulesi, Disneyland Paris ve Versay Sarayı gibi çok popüler noktaları ziyaret etmek istiyorsanız bilet ve rezervasyon işlerini mümkün olduğunca önceden halletmenizi öneririm.
Böylece Paris’teki zamanınızı kuyruklarda geçirmek yerine şehri keşfetmeye ayırabilirsiniz.
🇫🇷 Paris’te 2. Günün Ardından…
Çocuklarımız olmadan yıllar önce geldiğimiz bir mekâna bu kez onlarla gitmek benim için günün en anlamlı anlarından biriydi.
Ardından hiçbir planımızda yokken bisiklete atlayıp gece Paris’i dolaşmak da günün en güzel sürprizi oldu.
Belki de Paris’i bu kadar sevmemin nedenlerinden biri tam olarak bu. Ne kadar plan yaparsanız yapın şehir mutlaka önünüze hiç hesaplamadığınız başka bir güzellik çıkarıyor.
Paris size her zaman planladığınızdan biraz daha fazlasını yaşatıyor. 🇫🇷✨
Ve yine değişmeyen kural: 👉 En güzel seyahat anıları çoğu zaman plansız olanlar oluyor.
Ve yine değişmeyen kural: 👉 En güzel seyahat anıları çoğu zaman plansız olanlar oluyor.

























Yorumlar
Yorum Gönder